30 Eylül 2017 Cumartesi



    Topraklarında yol aldığın bir eski ana kara... Sırtında dikenleri soğuk keskin ve kolları yerkürenin kızgın çekirdeğine sarılı... Sense sırtında onun, derin soluyarak yürüyorsun, alışkın dikenüstülüğe...

28 Ağustos 2017 Pazartesi


    Telaşlı bir yılan hızla yol alıyor, mavi, derisi kalbine yük ve zehri dilinin ucunda, gündoğumu, bir yılan hızla akıyor çıplak  dağın kör gözlerine,  bir çırpıda kurtulacak kendinden. Öyle sanıyor. Ne denli soyarsam kendimi bu mavilikten, o denli taze ve yeğni olacağım, diyor. Tanyeri ağarırken varıyor bakışsız ve kaygan taşlarına dağın, neredeyse çatlayacaklar suskunluktan. Hiçbir şey söylemeden yılan, bir koca nehri atıyor gövdesinden... 

20 Haziran 2017 Salı


                                Ayten'in Bir Düşü


 Etine dolgun bir kadın Ayten, badem gözleri, güzel gülüşüyle güzelce bir kadın. Gece, yüzüne incecik serilmiş; tatlı bir uykuya dalmış Ayten, tombul elini yastığın üstüne koymuş, ayası tavanı izliyor. Derin bir solukla içine dalıverdiği düşü dudaklarına mutlu çizgiler düşürüyor. Ayten, tombul elleriyle bir kapıya uzanıyor, düşü bu, kar beyazı bir araba. Ve logosu gümüş rengi ışıl ışıl, kapıyı açıp sürücü koltuğuna oturuyor. Hemen her gece aynı düşle gülümsüyor yüzü ve uykudan her uyanışında içleniyor. Daha çok çalışacağım, diyor. Paralayacak kendini, kazanç getirecek her kapıya yüz sürecek, el etek müptelası olacak muhakkak. 

Etine dolgun bir kadın Ayten, kilolarına takık. Esnaf ağzıyla ve çokluk kaba saba konuşup yüzüne tatlı bir tebessüm eklemeyi sever. Küsuratları ince ince hesaplamakla ve her şeyi tastamam ikiye bölmekle övünür. 

Kalabalık ve kudret nerdeyse ordadır Ayten, bir tek düşü var ve düşüne kavuşmuş. Güzel gülüşüne küçümseyici bakışlar ve omuzlarına mağrurluk eklemiş, kimsecikleri tanımaz olmuş. Kar beyazı arabasına her bindiğinde cennete girmişçesine seviniyor. Ve kar beyazı kapıyı kapadığında kendini ayrıksıyor diğerlerinden. Gözlük mendilini ayırmış, arabasının logosunu silip parlatıyor onunla her sabah. Direksiyona dokunan apak tombul elleri hakimiyet kuruyor kendi dışındaki herkes ve her şey üzerinde, hakimiyet kurmuş sanıyor kendini, doğrusu, aklının yettiğince.

Yolun başında Ayten, kafası karışık gencecik bir kadın ve kilolarına her daim takık. Aldığı her yeni şeyle duruşuna bakışına yeni bir şeyler ekliyor ve kendinden bir şeyler eksiltiyor, garipleşiyor enikonu. Uzun yolu var Ayten'in, belki bir gün anlayacak araması gereken esas şeyin kendisi olduğunu. Bir gün belki... 

19 Nisan 2017 Çarşamba

    Silmişler yüzünü, gecenin belleğinden. Her daim tek renk bakışlarının izi kalmış sade. Anlaşılması güçtü hem, sözcükler olmaksızın onca konusmuşluğunun... 

3 Nisan 2017 Pazartesi


    Kabuğun çatırdıyor, biraz daha uzaklaşsan kendinden, bana uzanacaksın, diyor kendinden emin. 

2 Nisan 2017 Pazar

Düştü bir kuyunun karasına düşer gibi zamanın derinliklerine, düştü kör bakışına sonuyokluğun. 

1 Nisan 2017 Cumartesi


    Kıyısında bir sözün, bekliyor, kararsız... Durdukça duracağı var. Biraz öteye gitse yırtılacak sanki atlas yüzü ve donuk bakışları düşecek.