21 Aralık 2016 Çarşamba


 

  Veda değil kapının sırıtkan çarpışı; kapatılmış bir zaman, tozuyan bir adım, duvarda yankılanan ince bir kötülük ve... 

  
     Bir geyik, zamanın ötesine uzatarak boynunu, büyülenmiş, kaskatı kesilmiş, yanıt arıyor bakarak, bulabilecekmiş gibi, safiyane, bakarak. Birden, havayı hızlıca yırtarak bir ok, sol gözüne saplanıyor geyiğin. Neye tutkulandığını bilmeden, ah, düştü geyik, duman rengine kayanın.

     Hoyrat bir gidişti bu ve en fenasıydı gidişlerin, kör etmekle başlayan. Tutkulu bir bakışa yapılabilecek en büyük kötülüktü. 

10 Aralık 2016 Cumartesi


    Sırtında diş izleri, topallayarak bir kedi geçiyor buzun üstünden. Karanlıkta bakışları yanıp sönüyor yeşil. Işıltılı bir öfke, omuzlarındaki yılgınlığa tezat... 

    Sonra sen uyudun ve usulca kar yağmaya başladı.

4 Aralık 2016 Pazar


   Dağın yüzünü bölen uzun ve kıvrımlı kuru yarığa bakıp bir nehir düşledim. Taşların üzerinden köpürerek ve tüm küçük ayrıntıları süpürerek kendi yatağından, sertçe çarptı göğsüme. Ve yararak kalbimi, öteye aynı coşkuyla ilerlemeye devam etti.